Aydınlatma yükümlülüğü ve onam

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/8515, K. 2020/5427, T. 29.06.2020 kararında, komplikasyonun ortaya çıkmasının hekimin aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını kabul etmiştir. Kararda şu ifadeye yer verilmiştir:

Ne var ki; ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi aydınlatma yükümlülüğünün bir gereğidir. Mahkemece, dosya içerisinde bulunan 12.10.2012 tarihli ''Tiroidektomi İzin Formu''nun incelenmesi ve davacıya yapılan guatr ameliyatı ve olası komplikasyonları, özellikle davacıda ameliyat nedeniyle ortaya çıkan özefagus perforasyonu konusunda davacının yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediği hususunun değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken,

Hasta, ameliyatın amacı, uygulanacak yöntem, alternatif tedaviler, önemli riskler ve muhtemel komplikasyonlar hakkında anlayabileceği şekilde bilgilendirilmelidir. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15 bu bilgilerin hastaya verilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle yalnızca imzalanmış bir onam formunun bulunması her durumda yeterli olmayabilir; formun içeriği, hastaya gerçekten açıklama yapılıp yapılmadığı ve açıklamanın somut ameliyatın önemli risklerini kapsayıp kapsamadığı incelenir. Aydınlatılmış onamın usulüne uygun alındığını ispatlama yükü hekim veya hastanededir. Hasta ayrıca sağlık dosyasını ve tıbbi kayıtlarını inceleme ve suretini alma hakkına sahiptir; kayıtların düzeltilmesini isteme ve hasta hakları birimlerine başvurma imkanları da bulunmaktadır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16, m. 17, m. 42).

Komplikasyon yönetiminin değerlendirilmesi

Komplikasyonun tıbbi kurallara uygun biçimde yönetilip yönetilmediği ayrıca değerlendirilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/60, K. 2024/3825, T. 25.11.2024 kararında, her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilen bir komplikasyon sonrasında hekimin komplikasyon yönetimindeki kusurunun maddi ve manevi tazminat sorumluluğuna yol açabileceğini kabul etmiştir.

Maddi ve manevi tazminat hakları

Kusurlu ve hukuka aykırı tıbbi müdahale nedeniyle zarar oluşmuşsa Türk Borçlar Kanunu m. 49 kapsamında tazminat talep edilebilir. Maddi zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılması gibi kalemleri kapsayabilir (Türk Borçlar Kanunu m. 54). Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle ayrıca manevi tazminat istenebilir (Türk Borçlar Kanunu m. 56).

Belgelerin korunması ve başvuru yolları

Hastanın öncelikle tüm hasta dosyasını, ameliyat ve anestezi kayıtlarını, görüntüleme sonuçlarını, epikrizleri ve onam belgelerini alması; mümkünse bağımsız bir uzman görüşü temin etmesi; tedavi giderleri, iş göremezlik ve gelir kaybına ilişkin belgeleri saklaması gerekir. Hastane hasta hakları birimine ve ilgili idari mercilere başvuru yapılabilir. Olayın niteliğine göre tazminat davası açılması ve ceza şikayeti yapılması da değerlendirilebilir. Başvuru ve dava süreleri olayın niteliğine, sağlık hizmetinin sunulduğu kuruma ve talebin hukuki dayanağına göre değişebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması için gecikmeden avukata başvurulmalıdır.

Bu yazı, ameliyat sonrasında kalıcı hasar yaşayan hastaların temel hakları hakkında genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Somut olayda kusur, komplikasyon, aydınlatma ve zarar unsurları tıbbi kayıtlar ile uzman incelemesi birlikte değerlendirilerek belirlenir.