Banka hesabının, kartın, şifrenin, mobil bankacılık erişiminin veya doğrulama kodlarının üçüncü kişilere verilmesi; hesabın dolandırıcılık ya da başka bir suçta kullanılması halinde ciddi hukuki ve cezai riskler doğurabilir.
Otomatik ceza sorumluluğu yoktur. Hesap sahibinin hesabını başkasına kullandırmış olması, tek başına her durumda mahkumiyet sonucunu doğurmaz. Ceza sorumluluğu şahsidir. Türk Ceza Kanunu m. 20 hükmü uyarınca; Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Bu nedenle kişinin suçtan haberdar olup olmadığı, fiile bilerek ve isteyerek katılıp katılmadığı, menfaat sağlayıp sağlamadığı ve suçla bağlantısının kapsamı somut olayda değerlendirilir.
Dolandırıcılık bakımından özel düzenleme. 31.07.2026 tarihinden beri yürürlükte olan TCK m. 158/4, dolandırıcılık suçuna iştirakin yalnızca ödeme araçlarının veya banka, ödeme hizmeti ya da benzeri hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesiyle sınırlı olması halinde cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. Hüküm şöyledir: (4) (Ek:16/7/2026-7589/13 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu indirim, hesabı kullandırmayı hukuka uygun veya risksiz hale getirmez; yalnızca kanunda öngörülen şartların oluşması halinde uygulanabilecek bir ceza indirimi niteliğindedir.
Suçtan kaynaklanan paralar yönünden risk. Hesaba suçtan elde edilen paranın, bu niteliği bilinerek kabul edilmesi, bulundurulması veya kullanılması TCK m. 282/2 kapsamında değerlendirilebilir. Bu fıkra, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Paranın kaynağını gizlemek veya parayı meşru yoldan elde edilmiş gibi göstermek amacıyla çeşitli işlemler yapılması halinde ise TCK m. 282/1 kapsamında daha ağır bir risk doğabilir.
Tazminat sorumluluğu. Hesabın suçta kullanılması nedeniyle üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde, hesap sahibinin kusurlu ve hukuka aykırı davranışı varsa Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Hükümde, MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. denilmektedir. Birden fazla kişinin aynı zarardan sorumlu olması halinde müteselsil sorumluluk da söz konusu olabilir; ancak hesaba para girişinin bulunması, her olayda tek başına tazminat sorumluluğunu kesinleştirmez. Kusur, zarar ve illiyet bağı somut olayın özelliklerine göre incelenir.
Pratik olarak ne yapılmalı? Banka hesabı, kart, şifre, mobil bankacılık erişimi ve doğrulama kodları hiçbir üçüncü kişiyle paylaşılmamalıdır. Hesabın şüpheli biçimde kullanıldığı fark edilirse bankaya derhal bildirim yapılmalı, erişimler kapatılmalı ve dekont, mesaj, yazışma ve diğer deliller korunmalıdır. Ceza soruşturması veya mağdur başvurusu söz konusuysa, somut olayın özellikleri gecikmeksizin bir ceza avukatıyla değerlendirilmelidir.