Boşanma davası açılmasıyla ortak evde kimin kalacağı kendiliğinden belirlenmez. Hakim, dava devam ederken eşlerin barınma ihtiyacını ve somut olayın koşullarını değerlendirerek ortak konutun geçici olarak eşlerden birine tahsis edilmesine karar verebilir. Bu yetki, Türk Medeni Kanunu m. 169 kapsamında geçici önlem niteliğindedir.

Tahsis kararı verilirken özellikle çocukların durumu, eşlerin ekonomik ve sosyal koşulları, barınma ihtiyacı ve aile düzeninin korunması dikkate alınır. Konutun hangi eş tarafından kullanılacağına ilişkin karar, mülkiyet hakkını kesin olarak çözmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2385, K. 2023/5896, T. 05.12.2023 kararında şu ifadelere yer vermiştir:

tahsis kararının boşanma kararının kesinleştiği tarih itibarıyla kendiliğinden sona erdiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Ortak konutun geçici olarak bir eşe bırakılması, tapu siciline aile konutu şerhi konulması talebiyle aynı şey değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17792, K. 2016/9545, T. 10.05.2016 kararında bu talebi TMK m. 169 kapsamında bir barınma önlemi olarak değerlendirmiş ve şu sonuca varmıştır:

Davacının bu talebi Türk Medeni Kanunun 169. madde kapsamında barınma önlemine ilişkin bir talep olup, mahkemece bu talep yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu nedenle ortak evden ayrılmak istemeyen veya diğer eşin konuttan ayrılmasını talep eden taraf, boşanma dilekçesinde ya da dava sırasında ortak konutun kendisine ve varsa çocuklara tahsis edilmesini açıkça isteyebilir. Mahkeme gerekli önlemleri kendiliğinden de alabilir. Tahsis kararı dava devam ederken değişen koşullara göre değiştirilebilir veya kaldırılabilir; TMK m. 169 kapsamındaki geçici tahsis kural olarak boşanma hükmü kesinleştiğinde sona erer. Diğer kanunlara dayanan koruma tedbirleri ayrıca değerlendirilir.