Sosyal medya paylaşımları, gerçekliği ve ilgili hesaba veya kişiye aidiyeti ortaya konulmak ve hukuka uygun şekilde elde edilmek kaydıyla boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Ancak her paylaşım otomatik olarak kesin delil niteliği taşımaz; mahkeme, paylaşımın içeriğini, tarihini, bütünlüğünü ve somut boşanma vakıasıyla bağlantısını birlikte değerlendirir.

Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece dikkate alınamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 ve 189/4 hükmü şöyledir: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.

Bu nedenle eşin telefonundan rıza dışında alınan mesajlar, şifre kırılarak elde edilen kayıtlar veya hesabına izinsiz girilerek temin edilen içerikler hükme esas alınamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/101, K. 2024/7537, T. 16.10.2024 kararında şu ifadeye yer vermiştir: Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, erkeğin delil olarak dosyaya sunmuş olduğu mesajlaşmalara ilişkin, kadının telefonunu zorla alması ve şifre kırmak suretiyle sunulan kayıtların elde ediliş şekli nazara alındığında kadına yüklenen kusura ilişkin vakıanın hukuka uygun delillerle ispatlanamadığı, yazışmaların kadının telefonundan kadının rızası dışında hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir (HMK m. 189/4). Kanun'un sözünden ve gerekçedeki açık anlatımdan, yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re'sen göz önüne alınması ve delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi halinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesinin benimsendiği anlaşılmaktadır.

Buna karşılık, herkese açık bir sosyal medya hesabında yer alan veya paylaşımı yapan kişiyle bağlantısı ve elde ediliş biçimi açıklanabilen mesaj ve paylaşımlar, kusurlu davranışların ispatında dikkate alınabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9578, K. 2024/6074, T. 18.09.2024 kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır: toplanan deliller, yapılan yargılama ve özellikle dosyaya sunulan ve aksi iddia ve ispat edilemeyen sosyal medya mesajları dikkate alındığında, erkeğin eşini aşağılayıcı ve güven sarsıcı davranış sergilediği, erkeğin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşılmaktadır.

Boşanma yargılamasında hakim, yalnızca paylaşımın varlığıyla bağlı değildir. Türk Medeni Kanunu m. 184/1 ve 184/4 uyarınca: Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2. Hakim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez. 3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz. 4. Hakim, kanıtları serbestçe takdir eder.

Bu kapsamda paylaşımın ilgili hesaba ait olduğunun gösterilmesi, tarih ve içerik bütünlüğünün korunması, ekran görüntüsünde değişiklik yapılmadığının ortaya konulması ve paylaşımın hangi somut boşanma vakıasını ispatladığının açıklanması gerekir. Gerekirse hesabın herkese açık olup olmadığı, paylaşımın devam edip etmediği ve başka delillerle desteklenip desteklenmediği de değerlendirilir.

Sonuç olarak, sosyal medya paylaşımları boşanma davasında delil olabilir; ancak delilin kabulü, hukuka uygun elde edilmesine, gerçekliğinin ve aidiyetinin ortaya konulmasına ve somut olayla bağlantısına bağlıdır. Hukuka uygunluk incelemesi mahkemece re'sen yapılabilir ve delilin ispat gücü her somut olayın koşullarına göre belirlenir.