Çocuğun “benimle yaşamak istiyorum” demesi, tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Ancak çocuğun yaşı, olgunluğu, beyanının özgür iradeye dayanıp dayanmadığı, bu isteğin sürekliliği, mevcut yaşam koşulları ve çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilerek velayet değiştirilebilir.
Türk Medeni Kanunu m. 183 uyarınca:
Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Çocuğun diğer ebeveynle yaşama isteği, mevcut koşullarda ortaya çıkan önemli bir değişiklikle birlikte çocuğun yararını etkiliyorsa velayetin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Çocuğun düşüncesi de yaşına ve olgunluğuna uygun ölçüde dikkate alınır. Türk Medeni Kanunu m. 339 hükmünde:
Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.
Bu nedenle çocuğun beyanı önemli bir veri olmakla birlikte, kararın tek dayanağı değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/4980, K. 2019/12318, T. 16.12.2019 kararında:
Velayet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararıdır"
ifadelerine yer vermiştir. Aynı kararda çocuğun bir ebeveyn yanında fiilen yaşaması, yaşam koşullarına alışması ve o ebeveynle kalmak istediğini belirtmesi, sosyal inceleme raporuyla birlikte değerlendirilmiştir.
Velayetin değiştirilmesi değerlendirilirken çocuğun beyanının yanı sıra sosyal inceleme, ebeveynlerin bakım ve eğitim imkanları, çocuğun güvenliği, duygusal ve sosyal gelişimi ile düzenli yaşam koşulları dikkate alınır. Çocuk yönlendirilmemeli; mevcut velayet ve kişisel ilişki kararlarına aykırı biçimde teslim engellenmemelidir. Çocuğun güvenliğine ilişkin somut bir tehlike varsa yetkili mercilere başvurularak acil koruma ve geçici tedbir istenmelidir.
Sonuç olarak, çocuğun sizinle yaşama isteği velayet değişikliği bakımından önemli bir unsurdur; fakat tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, bütün koşulları birlikte değerlendirerek çocuğun üstün yararının hangi ebeveyn yanında daha iyi korunacağına karar verir.