Memurun görev yaptığı idareye karşı dava açması, tek başına memuriyetten çıkarılma veya görevini kaybetme nedeni değildir.

Şikayet ve dava hakkı

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 21, memurlara kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlere karşı şikayet ve dava açma hakkı tanımaktadır. Hükümde açıkça şöyle denilmektedir:

Devlet memurları kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler.

Bu hak, Anayasa’nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36. maddesiyle de güvence altındadır. Anayasa m. 36 uyarınca:

Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Dava açmaktan bağımsız fiiller

Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise ancak kanunda disiplin cezasını gerektiren bir fiilin somut olarak gerçekleşmesi halinde gündeme gelebilir. 657 sayılı Kanun m. 125, disiplin cezalarını ve bu cezaları gerektiren fiilleri düzenlemektedir. Bu maddede, idareye karşı dava açmak bağımsız bir memurluktan çıkarma nedeni olarak düzenlenmemiştir.

Bununla birlikte, dava dilekçesinde hakaret veya tehdit bulunması, gizli bilgilerin açıklanması ya da dava açma eyleminden bağımsız olarak ayrıca disiplin suçu oluşturan bir fiilin işlenmesi farklı değerlendirilir. Böyle bir durumda incelenebilecek husus, dava açılması değil, dilekçede veya süreçte gerçekleştiği ileri sürülen bağımsız fiildir.

Sonuç

Memur, kanuni ve anayasal hakkını kullanarak idareye karşı dava açtığı için işinden olamaz. Ancak dava sürecindeki ayrı ve somut davranışlar, kendi şartları içinde disiplin yönünden değerlendirilebilir.

Bu yazı, somut olay incelemesi içermeyen genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir.