657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 125/E-d uyarınca özürsüz olarak bir yıl içinde toplam 20 gün göreve gelmeyen memur, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma cezası ile karşılaşabilir. Buradaki 20 günlük sürenin hesabında yalnızca gerçekten özürsüz ve kanıtlanmış devamsızlık günleri dikkate alınmalıdır.
Devamsızlığın süresine göre sonuçlar
Devamsızlığın kesintisiz olması her durumda memurluktan çıkarma sonucunu doğurmaz. Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmeme aylıktan kesme; özürsüz ve kesintisiz 3 ila 9 gün göreve gelmeme ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirebilir. Özürsüz ve mazeretsiz şekilde görevin kesintisiz 10 gün terk edilmesi halinde ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 94 uyarınca yazılı istifa dilekçesi aranmadan memur çekilmiş sayılır. Kanun hükmü şöyledir:
Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.
Günlerin hesabı ve savunma hakkı
Danıştay 12. Daire, E. 2021/103, K. 2021/6142, T. 25.11.2021 kararında, kesintisiz devamsızlık bakımından daha hafif disiplin cezalarının veya çekilmiş sayılma işleminin öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle aynı devamsızlık günlerinin farklı işlemlerde tekrar sayılması ve raporlu ya da kabul edilmiş mazerete dayanan günlerin hesaba katılması hukuka aykırılık oluşturabilir.
Memurluktan çıkarma cezası verilmeden önce savunma hakkına uyulması zorunludur. Danıştay 12. Daire, E. 2021/5842, K. 2024/966, T. 29.02.2024 kararında, ilgili memura iddiaların, delillerin, fiilin hukuki niteliğinin ve önerilen cezanın bildirilerek savunma yapma imkanı tanınması gerektiğini vurgulamıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme notudur; somut olayda devamsızlık kayıtları, raporlar, mazeret belgeleri ve disiplin soruşturmasının usule uygunluğu birlikte incelenmelidir.