Cezai şartın niteliği ve sözleşme serbestisi

Cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun önceden kararlaştırılan ekonomik değeri ödemesini öngören bir düzenlemedir. Türk Borçlar Kanunu, taraflara cezai şart miktarını belirleme konusunda geniş bir serbesti tanımaktadır. TBK m. 179 hükmüne göre:

MADDE 179- Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.

Aşırı cezanın indirilmesi ve tacir borçlu

TBK m. 182 uyarınca taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak genel kural olarak hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirebilir. Anılan hükümde şöyle denilmektedir:

Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Bununla birlikte ticari işlerde tacir borçlu bakımından özel bir sınırlama vardır. TTK m. 22 uyarınca tacir, TBK m. 182/3 kapsamında cezai şartın aşırı olduğu gerekçesiyle indirim talep edemez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9057, K. 2016/8492, T. 27.10.2016 kararında bu husus şu şekilde belirtilmiştir:

6098 sayılı TBK'nın 182/son. maddesi "Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" hükmünü haiz ise de, 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca bu hükmün ticari işlerde uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tarafların tacir olduğu ve davalının aşırı olduğu gerekçesiyle sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği

Kesin hükümsüzlük ve ekonomik mahva ilişkin değerlendirme

TTK m. 22 hükmü, cezai şartı her durumda dokunulmaz hale getirmez. Cezai şart düzenlemesi kanunun emredici hükümlerine, ahlaka veya kamu düzenine aykırıysa TBK m. 27 kapsamında kesin hükümsüzlük gündeme gelebilir. Bu hükümde şu düzenlemeye yer verilmiştir:

MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

Cezai şartın borçlunun ekonomik mahvına yol açacak ölçüde ağır olup olmadığı da somut olayın özellikleri, sözleşmenin niteliği ve uygulanacak özel hükümler çerçevesinde ayrıca ele alınabilir.

Yargıtay değerlendirmesi ve sözleşme hazırlanması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/102, K. 2025/6999, T. 24.11.2025 kararında, TBK m. 182 kapsamındaki değerlendirmede borçlunun ekonomik durumu, ödeme gücü, sözleşmenin süresi, alacaklının menfaati, uğradığı zarar, borçlunun elde ettiği yarar, kusur derecesi ve ihlalin ağırlığının dikkate alınacağını belirtmiştir. Kararda ayrıca şöyle denilmiştir:

Cezai şart, irade özerkliği ve sözleşme özgürlüğü ilkelerine dayalı olarak taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir. Ahde vefa ilkesinin gereği olarak tarafların kendi iradeleri ile belirledikleri cezai şarta uymaları gerekmektedir.

Bu yaklaşım, TBK m. 182 kapsamındaki genel değerlendirmeye ilişkindir; tacir borçlu bakımından TTK m. 22’deki özel indirim yasağı ayrıca gözetilmelidir. Bu nedenle cezai şart, sözleşme kurulurken ihlal türüyle bağlantılı, ticari riskle orantılı ve ölçülü biçimde belirlenmelidir.