Her gizli ses kaydı otomatik olarak suç oluşturmaz. Kaydın kim tarafından alındığı, kayda alınan konuşmanın niteliği, içeriğin özel hayat alanına girip girmediği, kaydın önceden planlanıp planlanmadığı ve üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı birlikte değerlendirilir.

Konuşmanın tarafı olmayan kişinin kayıt alması

Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi, aleni olmayan konuşmaların rıza dışında dinlenmesini veya kaydedilmesini düzenler. Konuşmanın tarafı olmayan bir kişinin, başkalarının gerçekleştirdiği aleni olmayan konuşmayı ses cihazıyla kaydetmesi TCK m. 133/1 kapsamında suç oluşturabilir. En az üç kişinin katıldığı aleni olmayan bir söyleşinin, söyleşiye katılan kişilerden biri tarafından diğerlerinin rızası olmadan kaydedilmesi ise TCK m. 133/2 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Buna karşılık, iki kişi arasındaki konuşmada taraflardan birinin kendi yaptığı konuşmayı kaydetmesi, tek başına TCK m. 133/1 kapsamında değerlendirilmez. Ancak kayıt, konuşmanın içeriğine göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/10121, K. 2016/13133, T. 30.11.2016 kararında; konuşmanın tarafı olan kişinin, hukuki bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmeyi delilin kaybolmasını önlemek amacıyla kaydettiği, kaydı üçüncü kişilerle paylaşmadığı ve konuşmanın özel hayat alanına ilişkin olmadığı durumda TCK m. 133 kapsamındaki suçun oluşmayabileceğini kabul etmiştir. Ancak bu değerlendirme, kararın somut koşullarına dayanmaktadır.

Özel hayat alanına ilişkin kayıtlar

TCK m. 134/1 uyarınca, özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi cezalandırılır. İhlalin ses veya görüntünün kayda alınması suretiyle gerçekleştirilmesi halinde ceza artırılır. Bu nedenle konuşmanın tarafı olan kişinin yaptığı kayıt da; cinsel yaşam, aile hayatı, kişisel ilişkiler veya kişinin gizli alanına ilişkin içerik taşıyorsa suç riski doğurabilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/9800, K. 2016/12505, T. 09.11.2016 kararında, kişinin kendisine karşı işlenen ve başka şekilde ispatlanamayacak ani bir suçu yetkili makamlara bildirmek amacıyla yaptığı kaydın koşullara göre hukuka uygun kabul edilebileceğini belirtmiştir. Buna karşılık önceden planlanan, karşı tarafı yönlendiren veya özel yaşam alanına giren kayıtlar aynı şekilde değerlendirilmez.

Kaydın paylaşılması ayrıca suç oluşturabilir

Ses kaydının başkalarına gönderilmesi, dinletilmesi veya internet ortamında yayımlanması, kaydın alınmasından ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir. TCK m. 133/3 ve TCK m. 134/2 kapsamında, hukuka aykırı şekilde elde edilen konuşma veya özel hayata ilişkin seslerin ifşa edilmesi ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.

Sonuç

Gizli ses kaydının suç olup olmadığı; konuşmaya kimin katıldığı, konuşmanın aleni olup olmadığı, içeriğin özel hayat kapsamında bulunup bulunmadığı, kaydın planlı veya yönlendirilmiş şekilde alınıp alınmadığı ve kaydın üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle her olayda otomatik olarak “suçtur” veya “suç değildir” sonucuna varılamaz.