Kural olarak evlilikten önce alınan ev, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunduğu için kişisel mal sayılır ve boşanmada otomatik olarak yarı yarıya paylaşılmaz. Türk Medeni Kanunu m. 220 uyarınca Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, kişisel mal niteliğindedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de evlilik öncesinde satın alınarak tescil edilen taşınmazın kişisel mal olduğunu kabul etmektedir: Taşınmaz evlilik birliği kurulmadan evvel satın alınarak tescil edilmiş olup davalının kişisel malı olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/8450, K. 2019/1633, T. 19.02.2019.
Evlilik sırasında yapılan ödemeler
Evlilik devam ederken ortak gelirlerden bu evin kredi taksitlerinin ödenmesi, eve kapsamlı tadilat yapılması veya taşınmazın korunması için masraf yapılması, diğer eş lehine alacak hakkı doğurabilir. Türk Medeni Kanunu m. 227 hükmüne göre Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Bu nedenle evin mülkiyeti diğer eşte kalabilse de, kredi ödemelerine veya taşınmazın değerini artıran giderlere yapılan katkı için değer artış payı alacağı talep edilebilir. Ödemelerin hangi tarihte ve hangi kaynakla yapıldığı; banka kayıtları, dekontlar, kredi belgeleri ve diğer yazılı delillerle ortaya konulmalıdır. Evlilik içinde edinilmiş mallardan yapılan katkılar bakımından somut olayın özelliklerine göre katılma alacağı da gündeme gelebilir. Türk Medeni Kanunu m. 236 uyarınca Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.
Evlilikten önce yapılan katkılar
Evlilikten önce yapılan peşinat, kredi ödemesi veya tadilat katkıları, kural olarak mal rejiminin tasfiyesinde Türk Medeni Kanunu m. 227 kapsamındaki evlilik içi katkı olarak değerlendirilmeyebilir. Bu tür katkılar bakımından genel hükümlere dayalı taleplerin ve somut ödeme ilişkilerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Sonuç
Evlilikten önce alınan ev boşanmada kendiliğinden paylaşılmaz; kural olarak evi alan eşin kişisel malıdır. Ancak diğer eşin evlilik sırasında kredi ödemelerine, iyileştirme veya korunma giderlerine yaptığı ispatlanabilir katkılar, taşınmazın mülkiyetinden bağımsız olarak değer artış payı ya da somut duruma göre katılma alacağı talebine konu olabilir.