Haksız rekabetin kapsamı

Haksız rekabet, rakipler veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla meydana gelir. Türk Ticaret Kanunu m. 54, dürüst ve bozulmamış rekabetin korunmasını amaçlamakta; Türk Ticaret Kanunu m. 55 ise başkalarının iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlerini kötüleme, yanıltıcı açıklamalarda bulunma ve karıştırılmaya yol açan davranışlar gibi başlıca haksız rekabet hallerini düzenlemektedir. Bu kapsamda işverenin ticari sırlarının, müşteri çevresinin veya iş ürünlerinin hukuka aykırı biçimde kullanılması, somut olayın özelliklerine göre haksız rekabet oluşturabilir.

İşverenin ileri sürebileceği talepler

İşveren; haksız rekabet fiilinin tespitini, men’ini ve haksız rekabet sonucunda oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Fiilin kusurlu olması halinde maddi zararının tazminini, Türk Borçlar Kanunu m. 58’de öngörülen koşulların bulunması halinde ise manevi tazminatı da talep edebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 56 bu talepleri açıkça düzenlemektedir:

Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir.

Maddi zararın ve menfaatin hesaplanması

Maddi tazminat bakımından temel kural, işverenin haksız rekabet nedeniyle aktifinde meydana gelen azalmayı ve bu zarar ile fiil arasındaki illiyet bağını ortaya koymasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/6431, K. 2022/3777, T. 12.05.2022 kararında şu ifadeye yer vermiştir:

TTK'nın 58'nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir.

Zararın kesin miktarının belirlenmesinin güç olduğu durumlarda, kanunun tanıdığı imkan çerçevesinde haksız rekabetten yararlanan kişinin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı da tazminat hesabında dikkate alınabilir. Ancak soyut bir oran üzerinden hesaplama yapılması yeterli olmayıp, zarar veya menfaat hesabının somut ticari verilerle desteklenmesi gerekir.

Çalışanların fiillerinden doğan sorumluluk

Haksız rekabet fiili, çalışan veya işçi tarafından işin ya da hizmetin görülmesi sırasında gerçekleştirilmişse Türk Ticaret Kanunu m. 57 uygulanır. Buna göre fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men’i ve haksız rekabet sonucunda oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması yönündeki talepler çalıştırana karşı ileri sürülebilir. Maddi ve manevi tazminat bakımından ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Bu nedenle çalışanın fiili ile işverenin ekonomik kaybı arasındaki bağlantı ve çalışanın eyleminin işin görülmesi sırasında gerçekleştiği somutlaştırılmalıdır.

Manevi tazminatın koşulları

Manevi tazminat, haksız rekabetin varlığıyla kendiliğinden doğmaz. İşverenin ticari itibarı, mesleki itibarı veya ekonomik menfaatleri üzerindeki ihlalin Türk Borçlar Kanunu m. 58’deki koşulları taşıması gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6113, K. 2023/3634, T. 08.06.2023 kararında, haksız rekabet iddiasının manevi tazminat bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiş ve şu ifadeye yer vermiştir:

O halde davacının manevi tazminat isteminin de başka bir gerekçe ile reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

Bu yaklaşım, manevi tazminat talebinin yalnızca sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddedilemeyeceğini; ancak somut olayda kanuni koşulların ayrıca kanıtlanması gerektiğini göstermektedir.

Zararın ispatında önem taşıyan deliller

Uygulamada işverenin ticari defterleri, satış ve kar kayıtları, müşteri kaybını gösteren veriler, müşteri yazışmaları, çalışanla yapılan yazışmalar, ticari sır ve iş ürünü kayıtları, müşteri portföyü bilgileri ve dijital kayıtlar önem taşır. Bu deliller haksız rekabet fiilini, zararın miktarını, illiyet bağını ve gerekiyorsa ticari itibar üzerindeki etkisini ortaya koyarak tespit, men, eski hale getirme ve tazminat taleplerinin somutlaştırılmasını sağlar.