Sağlık raporu gerekçesiyle memuriyete atamanın engellenmesi, raporun görevin sürekli yapılmasına gerçekten engel olup olmadığı ve ilgili özel mevzuat incelenmeden otomatik olarak hukuka uygun kabul edilemez.
Sağlık raporu tek başına yeterli midir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-7, 53. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, görevini devamlı yapmaya engel olabilecek akıl hastalığının bulunmamasını genel şart olarak düzenler. Bu hüküm, her sağlık sorununu veya her engellilik durumunu bütün memuriyetler bakımından otomatik atama engeli haline getirmez. Somut görevin niteliği, raporun içeriği ve kişinin görevi yapmasına fiilen engel bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca 657 sayılı Kanun m. 53, kamu kurumlarına engelli personel çalıştırma yükümlülüğü getirir ve engellilerin memuriyete alınmasına ilişkin özel düzenlemelerin yapılmasını öngörür. Bu nedenle yalnızca engelli olmak veya sağlık raporu bulunması, tek başına atamayı reddetmek için yeterli gerekçe değildir. Göreve özgü özel sağlık koşulları ayrıca incelenir.
Ayrımcılık yasağı ve makul düzenleme
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun m. 4/A hükmü şöyledir:
Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dahil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.
Aynı Kanun’un 14. maddesi, işe başvuru, alım ve istihdamın devamı dahil olmak üzere engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamaları yasaklar; başvuru sahiplerinin karşılaşabileceği engellerin kaldırılmasını ve gerekli makul düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılar.
Hangi adımlar atılabilir?
Öncelikle atamayı engelleyen işlemin ve gerekçeli yazının tebliğ tarihini belirlemek gerekir. Sağlık raporuna, göreve uygunluk değerlendirmesine ve işlemin gerekçesine ilgili usul çerçevesinde itiraz edilebilir. Gerekli görülürse yetkili hastane veya hakem hastane süreci işletilerek güncel sağlık kurulu raporu alınması değerlendirilir; herhangi bir hastaneden alınan yeni rapor önceki raporu kendiliğinden geçersiz kılmaz.
İşlemin kaldırılması veya değiştirilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 11 kapsamında dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. İdarenin 30 gün içinde cevap vermemesi halinde başvuru reddedilmiş sayılır ve kalan dava süresi işlemeye devam eder. Açık ret halinde de kalan süre hesaplanır; yeni bir tam 60 günlük süre başladığı varsayılmamalıdır.
Özel bir süre öngörülmemişse idare mahkemesinde dava açma süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. 2577 sayılı Kanun m. 7 bu süreyi düzenlemektedir. İdare mahkemesinde işlemin iptali ve koşulları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Somut görevin niteliği, sağlık raporunun içeriği, tebliğ tarihi ve ret gerekçesi davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Danıştay yaklaşımı
Danıştay 12. Daire, E. 2021/3837, K. 2022/2478, T. 27.04.2022 kararında, dosyaya sunulan yeni sağlık raporu değerlendirilmeden ret kararı verilmesini hukuka uygun bulmamıştır. Kararda:
Bu durumda, davacının engel durumuna ilişkin dosyaya eklenen rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
denilmiştir. Bu karar, engelli kadrosu ve sonradan sunulan yüzde 41 oranındaki raporla ilgilidir; her dosyaya otomatik olarak uygulanmaz. Ancak sağlık durumuna ilişkin güncel ve yetkili raporların somut görev yönünden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Sonuç olarak, tebliğ tarihleri ve dava süreleri geçirilmeden idari başvuru veya iptal davası seçenekleri değerlendirilmelidir.