Evet. Memur, tayin talebinin reddine ilişkin işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açabilir. Bu davada, ret işleminin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, menfaati ihlal edilen kişilere hukuka aykırı idari işlemlerin iptali için dava açma hakkı tanımaktadır.
İdarenin takdir yetkisi
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 76, kurumlara memurların görev ve yerlerini değiştirme konusunda yetki vermektedir. Ancak bu yetki, idarenin her durumda sınırsız ve gerekçesiz karar verebileceği anlamına gelmez. Danıştay 2. Daire, E. 2023/2425, K. 2023/6014, T. 14.12.2023 kararında şu ifadeye yer vermiştir:
Öte yandan, "idarenin sahip olduğu takdir yetkisi" bir idari işlemin sebebi olamaz. Takdir yetkisi; diğer unsurları ile birlikte sebep unsuruna da sahip bir işlemin tesis edilip edilmeyeceği noktasında idareye tercih hakkı tanıyan yetkidir. Kısacası, idarenin takdir yetkisinden söz edilmeden önce, idarenin "bu yetkiyi kullanmasının sebebi" açıklanmalıdır.
Dava açma süresi ve yetkili mahkeme
Dava açma süresi, ret kararının yazılı olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca, idari davalarda süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen gün başlar. Bu nedenle tebliğ tarihi dikkatle tespit edilmeli ve dava süresi geçirilmemelidir.
Yetkili mahkeme, memurun eski veya yeni görev yerindeki idare mahkemesidir. Bu kural, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 33 kapsamında atanma ve nakil işlemlerinden doğan davalar için uygulanır.
Mahkemenin denetiminin kapsamı
Ret işlemi somut bir gerekçe içermiyorsa, memurun ileri sürdüğü mazeret ile kamu hizmetinin gerekleri arasında makul bir denge kurulmamış ise veya karar hukuka aykırı bir düzenlemeye dayanıyorsa iptal davası açılması anlamlı olabilir. Buna karşın mahkeme, idarenin yerine geçerek doğrudan tayin kararı veremez; yalnızca işlemin hukuka uygunluğunu denetler. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, idari yargı yetkisinin hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olduğunu belirtmektedir.