Evet. Özel hastanede yanlış tanı, hatalı tıbbi müdahale, uygun olmayan tedavi veya sağlık hizmetinin kusurlu ifası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

Hastanenin sorumluluğu

Özel hastane ile hasta arasındaki ilişki, kural olarak vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Hastane, bünyesinde çalışan hekim ve yardımcı personelin sağlık hizmetini tıp kurallarına ve gerekli özen yükümlülüğüne uygun şekilde sunmasından doğan zararlardan sorumlu tutulabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1279, K. 2024/633, T. 2024-02-15 kararında şu ifadeye yer vermiştir: O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. 2.Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Aynı yöndeki değerlendirme, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/6078, K. 2021/6384, T. 2021-06-10 kararında da yapılmıştır.

Tazminat şartları

Tazminat talebi için sağlık hizmetinin kusurlu sunulduğunun, hastanın zarar gördüğünün ve kusurlu müdahale ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun ortaya konulması gerekir. Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve kusuru ispat etmekle yükümlüdür; bedensel zarar kapsamında tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar talep edilebilir (TBK m. 50 ve 54).

Hastanın yaşadığı elem, üzüntü ve kişilik hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminat da istenebilir. TBK m. 58 hükmü uyarınca Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Deliller ve zamanaşımı

Hasta dosyası, epikriz, reçeteler, tetkik sonuçları, raporlar, ameliyat ve tedavi kayıtları, ödeme belgeleri ile bilirkişi veya uzman incelemesi önem taşır. Özellikle tıbbi müdahalenin ilgili dönemdeki tıp kurallarına uygun olup olmadığı ve zarar ile müdahale arasındaki bağlantı, uzman incelemesiyle belirlenir.

TBK m. 72 uyarınca tazminat talebi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren genel olarak iki yıl içinde ileri sürülmelidir. Her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık süre uygulanır. Fiil aynı zamanda daha uzun ceza zamanaşımını gerektiren bir suç oluşturuyorsa, daha uzun ceza zamanaşımı süresi dikkate alınabilir.

Her olumsuz tedavi sonucu otomatik olarak tıbbi hata anlamına gelmez. Tazminat sorumluluğu için tıp kurallarına aykırılık, somut bir zarar ve bu zarar ile kusurlu sağlık hizmeti arasında bağlantı gösterilmelidir.