Sigortalılık bildirimi ve prim yükümlülüğü
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 8 uyarınca işveren, hizmet akdiyle çalışan işçiyi kural olarak işe başlamadan önce Kuruma bildirmek zorundadır.
İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşveren ayrıca aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini vermeli, işyeri kayıt ve belgelerini saklamalıdır. Eksik bildirim tespit edildiğinde Kurum, hizmet ve prime esas kazançlar üzerinden primleri re’sen belirleyebilir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde 5510 sayılı Kanun m. 86 uyarınca işlem yapılır ve prim borçları işverenden tahsil edilir.
İdari para cezaları
Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmemesi veya prim belgelerinin süresinde sunulmaması, 5510 sayılı Kanun m. 102 kapsamında idari para cezasına neden olabilir. Mahkeme kararı, Kurum denetimi veya kamu kurumlarından alınan bilgi ve belgelerle sigortasız çalışma tespit edildiğinde yaptırımın kapsamı ağırlaşabilir. Prim borçlarına ilişkin gecikme kalemleri de ayrıca gündeme gelir.
Hizmet tespiti davası
Çalışmaları Kuruma bildirilmeyen işçi, 5510 sayılı Kanun m. 86 kapsamında hizmet tespiti davası açabilir. Dava, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesinde açılmalıdır. Mahkemece çalışma süresi, çalışma biçimi ve prime esas kazanç; işyeri kayıtları, banka kayıtları, bordrolar, yazılı belgeler ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilerek belirlenebilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/13007, K. 2015/13293, T. 30.06.2015 kararında şu ifadeye yer verilmiştir:
Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan... hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
İşçilik hakları ve fesih imkanı
Sigortasız çalıştırılma, işçinin ücret, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik haklarını ortadan kaldırmaz. Bu hakların doğup doğmadığı, çalışma süresi ve fesih biçimi somut olayın koşullarına göre belirlenir. Ücretin mevzuata veya sözleşmeye aykırı hesaplanması ya da ödenmemesi veya çalışma şartlarının uygulanmaması, 4857 sayılı İş Kanunu m. 24 kapsamında işçinin haklı nedenle derhal fesih iddiasına konu olabilir; ancak sigortasız çalışma her olayda kendiliğinden haklı fesih sonucu doğurmaz.
İş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu
İşçinin sigortasının bildirilmemiş olması, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4 uyarınca işveren; mesleki riskleri önlemek, gerekli tedbirleri almak, risk değerlendirmesi yapmak ve çalışanların sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlüdür. Bu sorumluluk, çalışanın sosyal güvenlik kaydının bulunup bulunmamasından bağımsız olarak devam eder.
Sonuç
Sigortasız çalıştırılan işçi; işe giriş ve prim kayıtlarını, ücret ödemelerini, banka hareketlerini, yazışmaları, işyeri kayıtlarını ve tanık anlatımlarını delil olarak kullanabilir. Çalışmaların Kuruma bildirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulabileceği gibi, gerekli şartlar içinde hizmet tespiti ve işçilik alacakları talepleriyle iş mahkemesine başvurulabilir. İşveren bakımından ise eksik bildirim, prim tahakkuku, gecikme kalemleri ve idari para cezaları doğurabilir.