Satıcının sorumluluğu

Türk Borçlar Kanunu m. 219 uyarınca satıcı, aracın niteliğine, kullanım amacına veya alıcının makul beklentilerine aykırı ayıplardan sorumludur. Hükümde bu sorumluluk şu şekilde düzenlenmiştir:

Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

Bu nedenle satıcının ayıbı bilmediğini ileri sürmesi, kural olarak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte alıcının satış sırasında bildiği veya olağan incelemeyle fark edebileceği ayıplar bakımından farklı değerlendirme yapılabilir. Satıcının ağır kusuruyla gizlediği ayıplarda sorumluluğu sınırlayan anlaşmalara da dayanılması mümkün değildir.

Ayıbın bildirilmesi ve deliller

Alıcı, aracı teslim aldıktan sonra olağan incelemeyi makul imkan bulunur bulunmaz yapmalı; sonradan ortaya çıkan gizli ayıbı ise öğrendiğinde gecikmeden satıcıya bildirmelidir. Türk Borçlar Kanunu m. 223 uyarınca gizli ayıp sonradan anlaşılırsa durum hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirimin noter ihtarı, iadeli taahhütlü mektup veya içeriği ve teslimi ispatlanabilir elektronik iletiyle yapılması önem taşır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/24903, K. 2019/6260, T. 16.05.2019 kararında şu ölçütü benimsemiştir:

O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir.

Ekspertiz raporu, servis tespit raporu, arıza kayıtları, hasar ve kilometre sorguları, fotoğraflar, ilan metinleri, satış sözleşmesi ve satıcıyla yapılan yazışmalar birlikte saklanmalıdır. Bu belgeler ayıbın satış tarihinde mevcut olduğunu, alıcı tarafından bilinmediğini ve satıcıya süresinde bildirildiğini ortaya koyabilir.

Alıcının seçimlik hakları

Türk Borçlar Kanunu m. 227 uyarınca alıcı; sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesini isteme, aracı alıkoyup ayıp oranında bedel indirimi talep etme, aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım isteme veya imkan varsa aracın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini talep etme haklarından yararlanabilir. Ayrıca şartları varsa ayıplı araç nedeniyle doğan zararların tazmini de istenebilir.

Satış tüketici işlemi niteliğindeyse Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 11 uygulanır. Tüketici, seçtiği hakkın yerine getirilmesini satıcıdan talep edebilir. Aynı olay bakımından seçimlik haklardan birinin tercih edilmesi gerekir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/25258, K. 2019/10215, T. 17.10.2019 kararında,

Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır.

tespitine yer vermiştir.

İspat ve zamanaşımı

Tüketici işlemlerinde teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde mevcut olduğu kabul edilir ve aksini satıcının ispatlaması gerekir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 10 bu karineyi şu şekilde düzenler:

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir.

Genel satışlarda ayıptan doğan davalar, Türk Borçlar Kanunu m. 231 uyarınca kural olarak aracın alıcıya devrinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Tüketici işlemlerinde ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 12 uyarınca süre iki yıldır; ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz. Ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı bakımından özel hükümler uygulanır.

Sonuç olarak gizli ayıp iddiasında başarı; satış sözleşmesi, ilan, ekspertiz ve servis kayıtları ile ayıp bildiriminin birlikte değerlendirilmesine bağlıdır. Alıcı, ayıbı öğrendiği anda delillerini korumalı, satıcıya ispatlanabilir biçimde bildirimde bulunmalı ve durumuna uygun seçimlik hakkını süresi içinde kullanmalıdır.