Kasa açığı ve işçinin sorumluluğu
Kasa açığının ortaya çıkması, işçinin kendiliğinden sorumlu olduğu anlamına gelmez. İşçinin sorumluluğu için kusurlu davranışı, gerçek zarar, davranış ile zarar arasındaki illiyet bağı ve işçiye düşen sorumluluk payı somut ve denetlenebilir delillerle ortaya konulmalıdır.
İşçinin sorumluluğunun şartları
Türk Borçlar Kanunu m. 400 uyarınca işçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Sorumluluk belirlenirken işin tehlikeli olup olmadığı, özel uzmanlık veya eğitim gerektirip gerektirmediği ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenekleri dikkate alınır. Kanun hükmü şöyledir:
İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.
İşçinin özen ve sadakat borcu ile işveren adına aldığı para ve diğer değerleri teslim edip hesap verme yükümlülüğü, Türk Borçlar Kanunu m. 396-397 kapsamında düzenlenmiştir. Ancak bu yükümlülükler, her kasa açığının otomatik olarak işçiye yüklenmesini sağlamaz. İşveren; açığın hangi işlemden kaynaklandığını, işçinin görev ve yetki alanını, kusurlu davranışını ve zararın miktarını kanıtlamalıdır.
İspat yükü ve Yargıtay uygulaması
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/19072, K. 2018/11689, T. 24.05.2018 kararında, işverenin feshe dayanak yaptığı kusur ve zararı ispatlaması gerektiğini kabul etmiştir. Kararda şu değerlendirme yapılmıştır:
İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı ve geçerli fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. 30 günlük ücreti tutarında bir zarar yoksa iş sözleşmesinin feshi haklı neden olarak kabul edilmemelidir. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir.
Kasa açığına dayalı alacak veya takas iddiasında da aynı ispat ilkeleri geçerlidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/11015, K. 2023/11801, T. 12.09.2023 kararında, kasa açığının ve işçinin sorumluluğunun şirket kayıtları üzerinden denetlenebilir biçimde belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir:
davacının kasa açığına sebep olup olmadığı, sebep olmuşsa kasa açığının miktarı, davacının görev tanımı da gözetilerek Şirket kayıtları üzerinde bilirkişi raporu alınarak belirlenmesi ve sonucuna göre davacının hak kazandığı halde ödenmeyen tazminat ve alacaklarının miktarının tespit edilerek davalının ileri sürdüğü takas def’i kapsamında kasa açığına yönelik zararın varlığı ve miktarı ile davacının sorumlu olup olmadığı araştırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu,
Bu nedenle aynı işyerinde birden fazla kasa veya personel bulunuyorsa, toplam açık doğrudan tek bir işçiye yüklenemez. Her çalışanın görev alanı, kasa teslim ve teslim alma kayıtları, vardiyası, işlem yetkisi ve fiili katkısı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Ücretten kesinti yapılabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 407 uyarınca işveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla kural olarak işçinin rızası olmadan takas edemez. İstisna olarak, işçinin kasten verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zararlar, yalnızca ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir. Hüküm şöyledir:
İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir. Ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.
Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler
İşverenin kasa sayım tutanaklarını, kasa teslim-tesellüm belgelerini, görev ve vardiya kayıtlarını, işlem loglarını ve denetim belgelerini düzenli biçimde tutması gerekir. İşçi ise kendisine yöneltilen kasa açığı iddiasına karşı savunma ve itiraz haklarını kullanmalı; açığın oluşumunda başka çalışanların, sistem hatalarının veya iş organizasyonundaki eksikliklerin bulunduğunu somut kayıtlarla ortaya koymalıdır.