Kural olarak işveren, belirsiz süreli iş sözleşmesini işçinin davranışı veya verimi ile ilgili bir nedenle feshetmeden önce işçinin savunmasını almak zorundadır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 19 uyarınca işveren ayrıca fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin biçimde belirtmekle yükümlüdür. Kanun hükmü şöyledir:

Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.

Bu nedenle, işçinin düşük performansı, işyeri kurallarına aykırı davranışı veya görevlerini gereği gibi yerine getirmediği iddiasıyla yapılan geçerli fesihlerde savunma alınmaması, feshi hukuka aykırı hale getirebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/35917, K. 2017/20064, T. 05.12.2017 kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır:

Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir.

İstisna: İşveren, 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II kapsamında işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanıyorsa, kural olarak önceden savunma alma zorunluluğu bulunmaz. Ancak fesih sebebinin gerçekten bu kapsamda olması ve olayın kanuni şartları taşıması gerekir.

Sonuç olarak, savunma alınmadan yapılan fesih her durumda geçersiz değildir. Feshin işçinin davranışı veya verimine dayalı bir geçerli fesih olması halinde savunma alınması gerekir; bu yükümlülüğe uyulmaması, işçinin açacağı işe iade davasında feshin geçersizliğine karar verilmesine yol açabilir. Buna karşılık, 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II kapsamındaki haklı nedenle derhal fesih halleri bu kuralın istisnasını oluşturur.