Ceza hukuku bakımından değerlendirme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29209, K. 2024/1897, T. 20.02.2024 kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın internet sitesine ilan vererek bu sistem üzerinden katılandan menfaat temin etmesine göre, bilişim sistemi olan internetin araç olarak kullanıldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç ol…
Bu yaklaşım, sahte site aracılığıyla mağdurun yanıltılarak ödeme yapmasının, olayın diğer unsurları da mevcutsa nitelikli dolandırıcılık kapsamında incelenebileceğini göstermektedir.
Bankaya veya ödeme kuruluşuna bildirim
İlk adım bankaya veya ödeme kuruluşuna bildirimdir. Mağdur, işlemi derhal bankasına ya da ilgili ödeme kuruluşuna yazılı olarak bildirmeli; işlemin durdurulmasını, itiraz kaydı oluşturulmasını, işlem incelemesi yapılmasını ve mümkünse tutarın iade edilmesini talep etmelidir. Banka veya ödeme kuruluşunun her olayda otomatik olarak sorumlu olduğu kabul edilemez; sorumluluk, işlemin niteliğine, bildirimin zamanına, kullanılan ödeme yöntemine ve somut olayın diğer koşullarına göre belirlenir.
Delillerin korunması
Dekont, hesap ekstresi, ödeme ekranı, sahte sitenin ekran görüntüleri, siteyle yapılan yazışmalar, telefon numaraları, alan adı, URL ve tespit edilebiliyorsa IP bilgileri korunmalıdır. Site kapanmadan önce ekran görüntüsü alınması ve dijital verilerin değiştirilmeden saklanması, hem ceza soruşturması hem de para iadesi talepleri bakımından önem taşır.
Suç duyurusu, iade ve tazminat talepleri
Suç duyurusu ve özel hukuk talepleri birlikte yürütülebilir. Mağdur, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurarak suç duyurusunda bulunabilir. Ceza soruşturması failin tespit edilmesini ve cezalandırılmasını amaçlar; tek başına ödenen paranın iadesini sağlamaz. Bu nedenle, failin veya parayı elinde bulunduran kişinin belirlenmesi halinde iade ve tazminat talepleri ayrıca ileri sürülebilir.
Hukuka aykırı ve kusurlu fiille zarar verilmesi halinde TBK m. 49 uyarınca tazminat talep edilebilir. Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kişi bakımından TBK m. 77 kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak iade istenebilir. Bu taleplerin kapsamı, somut olayın özelliklerine, failin veya hesap sahibinin tespitine ve zararın ispatına göre belirlenir.
Tüketici işlemlerinden doğan başvurular
Ödeme gerçek bir satıcı veya aracı hizmet sağlayıcıyla kurulmuş tüketici işlemi kapsamında yapılmışsa, 6502 sayılı Kanun m. 48 uyarınca mesafeli sözleşmeden doğan teslim, bedel iadesi ve cayma hakkına ilişkin talepler gündeme gelebilir. Uyuşmazlığın niteliği ve ilgili parasal sınır elveriyorsa Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılabilir; 6502 sayılı Kanun m. 66, tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla tüketici hakem heyetlerini düzenlemektedir. Ancak tamamen sahte, kimliği belirsiz ve gerçek bir satıcı ilişkisi kurulmayan sitelerde hakem heyeti başvurusu her zaman uygun yol olmayabilir.
Pratik başvuru sırası
Önce bankaya veya ödeme kuruluşuna yazılı itiraz ve iade başvurusu yapılmalıdır. Ardından tüm ödeme ve iletişim delilleri korunmalıdır. Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine suç duyurusunda bulunulmalıdır. Gerçek satıcı ilişkisi varsa tüketici başvurusu, diğer hallerde ise iade ve tazminat yolları somut olayın özelliklerine göre kullanılmalıdır.