Yapay zeka ile oluşturulan sahte ses ve görüntüler, gerçek bir kişiyle ilişkilendirilebiliyor, kişinin rızası dışında kullanılıyor veya üçüncü kişilerde gerçeğe aykırı bir kanaat oluşturuyorsa hukuki sorumluluk doğurabilir. Değerlendirmede içeriğin nasıl üretildiği kadar kullanılan ses veya görüntü, yayma amacı, gerçek kişiyle ilişkilendirilebilirlik ve ortaya çıkan zarar önem taşır. Türk hukukunda deepfake içeriklere ilişkin her olaya uygulanacak tek ve bağımsız bir suç tipi bulunmadığından, somut olayın özelliklerine göre mevcut ceza, özel hukuk ve kişisel veri hükümleri uygulanır.

Ceza sorumluluğu

Rıza dışı özel hayat görüntü veya seslerinin kaydedilmesi ya da yayımlanması, olayın niteliğine göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir. Türk Ceza Kanunu m. 134 uyarınca görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilen ihlaller bakımından daha ağır yaptırım öngörülmüştür; özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı ifşası da ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.

Sahte içerikte kullanılan ses, görüntü veya bunlarla ilişkilendirilen bilgiler kişisel veri niteliğindeyse, bunların hukuka aykırı biçimde başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi Türk Ceza Kanunu m. 136 kapsamında değerlendirilebilir. İçeriğin mağdura işlemediği bir fiili isnat ederek hakkında soruşturma veya idari yaptırım başlatılmasını amaçlaması halinde iftira suçu da gündeme gelebilir (Türk Ceza Kanunu m. 267). İçeriğin kişinin onur, şeref ve saygınlığını hedef alması ise hakaret hükümleri bakımından ayrıca incelenir.

Kişilik hakkı ve tazminat

Sahte ses veya görüntünün yayımlanması, kişinin toplumdaki itibarı, özel yaşamı, adı veya mesleki güvenilirliği üzerinde hukuka aykırı bir saldırı oluşturabilir. Türk Medeni Kanunu m. 25 kapsamında saldırı tehlikesinin önlenmesi, devam eden saldırının durdurulması, sona ermiş olsa dahi etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespiti, düzeltme veya kararın yayımlanması istenebilir.

Kişilik hakkının ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri de ileri sürülebilir. Kusurlu ve hukuka aykırı fiille verilen zararın giderilmesi Türk Borçlar Kanunu m. 49 kapsamında talep edilebilir. Kişilik hakkının zedelenmesi halinde manevi tazminat ve saldırıyı kınayan kararın yayımlanması ise Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca gündeme gelir.

Kişisel verilerin korunması

Kişinin tanınmasını sağlayan ses veya görüntü, somut kullanım biçimine göre kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu verilerin yapay zeka sistemleriyle işlenmesi; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk, belirli ve meşru amaç, ölçülülük ve gerekli süreyle sınırlı muhafaza ilkelerine uygun olmalıdır (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 4). İşleme için ayrıca Kanun’da öngörülen hukuki sebeplerden birinin bulunması gerekir (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5).

İlgili kişi, verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, yanlış işlenen verilerin düzeltilmesini ve şartları oluştuğunda silinmesini veya yok edilmesini isteme, hukuka aykırı işleme nedeniyle zarar doğmuşsa zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 11). Veri sorumlusu, hukuka aykırı işleme ve erişimi önlemek için gerekli teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 12). Özel nitelikli kişisel verilerin, özellikle biyometrik verilerin kullanıldığı durumlarda daha sıkı şartlar ayrıca dikkate alınır (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 6).

Deliller ve başvuru yolları

Mağdur; içeriğin URL’sini, ekran görüntüsünü veya ekran kaydını, paylaşım tarihini, hesabın kullanıcı adını ve mümkünse paylaşımın erişim bilgilerini korumalıdır. İçeriğin yapay olarak üretildiğini veya değiştirildiğini ortaya koyabilecek teknik inceleme, uzman raporu ve platform kayıtları da önem taşır. Olayın niteliğine göre içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi için başvuru yapılması, ceza soruşturması başlatılması ve kişilik hakkına dayalı hukuk davası açılması seçenekleri birlikte değerlendirilebilir.

Sonuç

Yapay zeka kullanılması tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz. Sorumluluğu belirleyen temel unsurlar; rıza dışı kullanım, aldatma veya zarar verme amacı, içeriğin yayılması, gerçek kişiyle ilişkilendirilebilirlik ve doğan zarardır. Bu nedenle her deepfake olayında içeriğin üretiminden çok kullanım amacı, yayılma biçimi ve mağdur üzerindeki somut etkiler esas alınmalıdır.